PBL – Project Based Learning
Proje Destekli Eğitim
Proje Destekli Eğitim ile çocuklar, normal derslerinde edinilen bilgileri uygulamayı, soru sormayı, alternatifler arasında seçim yapmayı, plan ve araştırma yapmayı öğrenirler. Herhangi bir eğitim programına takviye olarak kullanılabilen bu metod çocukların yaratıcılıklarını pekiştirir, özgüvenlerinin gelişmesine katkıda bulunur. Kendi ögrenimlerinde etkin bir rol oynadıklarından motivasyonları artıp her alandaki başarı oranları yükselir.
Amerika’da 10,000 kadar okulda uygulanan Proje Destekli Eğitim’de “proje” daha fazla ögrenilmeye değer bir konunun çocuklar tarafından derinlemesine incelenmesi anlamına gelir. Projeler tüm eğitim programını oluşturmazlar. Küçük çocuklar hem oynayıp keşfeder, hem de projelere katılırlar. Büyük çocuklar için ise projeler eğitim programlarındaki “sistematik” ögrenimlerimlerine destek olarak kullanılır.
Eğitimdeki son araştırma ve gelişmeler sonucunda çocuklarin değişken gereksinimlerine ve ilgi alanlarına daha iyi cevap verebilen birçok yenilik ortaya çıktı. Artık ezberlenen bilgi kadar hatırlanabilen bilgiye de önem veriliyor. Yanlızca adım adım verilen bilgilere ve ögrencilerin verilen direktiflere uymalarına değil, daha karmaşik, sonucu belirlenmemiş (open-ended) görevler üzerinde iş birliği yaparak çalisabilmeleri de beklenmekte.
Bunlara uygun bir ögrenim ortamı sağlayan Proje Destekli Eğitim bir metod’dan çok, bir yaklaşim tarzıdır. Projeler küçük çocuklarin dramatik oyun, el işi ve resim gibi faaliyetlerini okul dışındaki yaşamlarıyla bağlantı kurarak zenginleştiriyor. Soru sorma ve araştırma yapmanın yanısıra çocuklar aktivitelerine kendileri karar verir; sorun çözme yetenekleri gelişir; ögrendiklerini paylaşırlar; projelerde edindikleri bilgileri kullanmalarına fırsat tanınır. Hem duygusal, hem de başkalarıyla iş birliği yapabilmek gibi sosyal gelişimlerine katkısı olan bu yaklaşımla bir taraftan da sürekli düşünmeye teşvik edilirler.
”Proje yaklaşımı” ile derinlemesine yapılan incelemeler sırasında ögretmenlerin çocuklara iyi rehberlik etmelerini sağlayan bir dizi stratejiler verilir. Çocuklar kendi çözümlerini bulurken ögretmen sorunları biçimlendirir, çözüm ve kaynak bulmalarına yardımcı olur. Matematik ve fen gibi konular katılır, projelerin çocukların sene içerisinde ögrenmeleri gereken kavram ve becerileri içerdiğinden emin olunur.
İncelenecek konular hem çocuklar ilgilendiği için, hem de yaşamlarında anlamlı oldukları için seçilir. Çocuklar ögretmen yardımıyla kendi planlarını oluşturduktan sonra çogunlukla bir gezi düzenlenir ve/veya uzmanlarla röportaj yapılır. Sorular hazırlarlar ve her çocugun gezi/röportajlar sırasında önceden kararlaştırılmış sorumlulukları vardır. Edinilen bilgileri pekiştirmek için okulda yapılar inşa ederler. Öğrendiklerinin belgelendirilmesi ve sergilenmesi amacıyla resimler ve videolar çekilir, proje kitapları oluşturulur, duvar resimleri, posterler, resim ve el-işi faaliyetleri yapılır, grafikler ve çizelgeler düzenlenir.
Projeler sırasında çocukların öğrenmek için farklı amaçları oluşur. Herhangi birşey öğrendikleri zaman bu yanlızca öğretmeninin hoşuna gitsin diye değil, kendi oluşturdukları sorulara cevap bulabilmek içindir. Rakam ve miktar kavramlarının fonksiyonlarını öğrenirler.
Proje yaklaşımının bir diğer avantajı ise anne-babaların çocuklarının çalışmalarına duydukları ilgidir. Birçok zaman okul dışındaki saatlerde de çocuklarını konu ile ilgili mekanlara götürür, kaynak materyaller alır, sınıfı misafir uzman olarak ziyaret ederler. Okulda gönüllü olarak çalısmaları, çocuklarının evdeki öğrenmelerine olan katkıları, ev ile okul arasında artan iletişim ile çocuklarının gelişimlerine daha büyük katkıda bulunma fırsatını elde ederler.
Projeler küçük yaştaki çocuklar için özellikle çok değerlidir çünkü ilk seneleri entelektlerinin hızla gelistiği, uzun vadede önemli sonuçlar doğuran bir dönemdir. Çocukların kendi çalışmaları üzerinde etkinliklerinin olmasının sonraki senelerde görülen avantajları birçok araştırma ile kanıtlanmıştır. Öğretmen tarafından yönlendirilmiş faaliyetler yerine çocuğun inisiyatifine bırakılan aktivitelere fırsat tanınan ana okulu sınıflarında eğitim görmüş çocukların ileride her alanda, ve özellikle temel okuma, dil ve matematik becerilerinde daha üstün oldukları görülmektedir.
En İyi Öğrenme, Canlandırma ve Proje Gerçekleştirme ile Yapılıyor
Eğitimde öğrenme üzerine yapılan araştırmalara göre, gerçek bir olayı canlandırma ve bir projeyi gerçekleştirmeyle öğrenilen bilgilerin yüzde 90 oranında hatırda kaldığı belirlendi. Okuyarak öğrenmede öğrenilenlerin yüzde 10’u, dinleyerek öğrenilen bilgilerin ise yüzde 20’si hatırda kalıyor.
Öğrenme stratejileri bakımından hatırda en çok kalan diğer yöntemler sırasıyla; pratik sunum yapma yüzde 80, konuşma yapma ve tartışma yapma yüzde 70, film izleme ve sergi gezme yüzde 50, resme bakma yüzde 30.
Uygulamalı; yani aktif öğrenmede öğrenci merkezde olduğunda öğrenci bizzat kendisi bilgi ve veri topladığı, araştırma yaptığı, denediği için daha başarılı oluyor. Bu tür bir çalışmada öğrenci elde ettiği bilgi ve verileri düzenlerken ilgi, zeka ve somut bilgi ile sorunlara bağlayarak öğrenim süresinin daha hızlı ve sağlıklı işlemesini sağlıyor. Çünkü öğrenci bir etkinliğe ne kadar katılımını artırırsa o oranda etkinliğin parçası oluyor. Konfüçyüs’ün “İşittiğimi unuturum, gördüğümü hatırlarım, yaptığımı öğrenirim.” sözü insanların en iyi yaparak öğrendiğini gösteriyor. Diğer bir öğrenme türü olan işbirlikçi öğrenme de öğrencilerin aktif katılımını sağlayarak çok yönlü düşünme becerilerini geliştiriyor. İşbirliği halinde gerçekleştirilen öğrenme öğrencilerin eleştirel düşünme becerileri kazanmasına katkı sağlarken, işbirliğinin gücünden yararlanma imkanı da sağlıyor. Grup çalışmaları sırasında öğrenciler, soru sorma, açıklama yapma, eleştirme, örnek verme vb. çok önemli öğrenme stratejilerini davranış haline getirme fırsatı buluyor.
İşbirliğiyle gerçekleştirilen öğrenmede bazı noktalara da dikkat edilmesi gerekiyor. Bir öğrenci çalışırken diğerlerinin onun yaptıklarından yararlanmaması gerekiyor. Öğrencinin bizzat içinde bulunduğu öğrenme stratejilerinin sağladığı bazı yararlar şöyle: Farklı kültürleri tanıma ve uyum sağlama becerilerini geliştiriyor. Yaratıcı güçlerinin gelişmesine katkı sağlıyor. Liderlik vasıflarını fark etmelerini sağlıyor. İşbölümü ve işgücü paylaşımı ile daha kısa zamanda çok iş becerebilme kabiliyetlerini geliştiriyor. Güven duygusunun gelişmesini sağlıyor. Uzmanlarla direkt görüşerek bilgilerinden yararlanma imkanı sağlıyor.
Hedeflenen Öğrenci Profili
1- Araştırmacılar ( Sorgulayanlar): Doğal merakları beslenmektedir. Amaçlı ve yapıcı bir araştırmayı yürütmek için gerekli becerileri elde etmektedirler. Aktif olarak öğrenmekten zevk alırlar ve öğrenme sevgisi tüm yaşamları boyunca onlara destek verecektir.
2- Organize Düşünenler ( Bilgiyi Kullanan):
Düşünme becerilerinde ciddi ve yaratıcı kararlar almak ve karmaşık problemleri çözmek için çalışırlar.
3- İletişimciler: Fikirleri ve düşünceleri, matematiksel semboller dili dahil olmak üzere birden fazla dilde güvenle anlayıp açıklayabilirler.
4- Risk Alanlar: Yeni durumlara endişe etmeden özgüvenle ve bağımsızca yeni rolleri, fikirleri ve durumları keşfetme ruhuyla yaklaşırlar. Cesaretlidirler ve düşündüklerini rahatça ifade edebilirler.
5- Alimler (Bilge Olanlar): Zamanlarını okullarında evrensel ilgi ve öneme sahip konuları araştırarak geçirirler. Bunu yaparak yoğun ve önemli bir bilgi dağarcığı oluştururlar. Bir öğrenen olarak kendi rollerini bilirler. Bilgi edinmek için daha fazla sorumluluk almaya başlarlar. Gerçek yaşamla öğrendikleri arasında bağ kurarlar.
6- Prensip Sahibi Olanlar (İlkeli): Ahlak kurallarını kullanarak mantıklı fikirler yürütürler. Ahlaki muhakeme prensiplerini taşırlar.Doğru, dürüst ve adildirler.
7- Başkalarını da Düşünenler (İlgili olanlar): Diğerlerinin ihtiyaçlarına ve hislerine duyarlılık gösterirler. Faaliyet ve hizmet anında kişisel karar verebilme yeteneğine sahip bir birey olarak yer alırlar.
8- Açık Fikirliler: Görüşlere, değerlere ve diğer bireylerin ve kültürlerin geleneklerine saygı duyarlar. Çeşitli bakış açılarını araştırmaya ve ilgilenmeye alışmışlardır.
9- Dengeli Olanlar: Fiziksel ve zihinsel dengenin ve kişisel mutluluğun önemini anlarlar.
10- Dönüşümlü Düşünceliler (Reflective): Kendi öğrenmelerine dikkatle önem verirler. Güçlerini ve zayıflıklarını yapıcı bir tarzda analiz ederler.
TEMEL ÖĞELER
1- Kavram: Alanlar arasında ve içinde tekrar tekrar derinine araştırmasını ve anlamasını sağlayan güçlü fikirler.
2- Bilgi: Öğrencilerin araştırmaları ve hakkında bilmelerini istediğimiz anlamlı, alakalı konular.
3- Beceriler: Değişen ve mücadele edilen dünyada başarılı olabilmek için öğrencilerin yapması gereken şeyler.
4- Davranışlar: Temel değerlerin, inanışların ve öğrenme, çevre ve insanlar hakkındaki hislerin ifadesi.
5- Hareket Tutumlar: Olumlu etkinlikler ve hizmetler doğrultusunda, sorumlu davranışlar içerisinde daha derin bir öğrenmenin ortaya konması; diğer temel öğelerin günlük yaşama uygulanması.
1) KAVRAMLAR (Öğrencilerimizin neyi anlamalarını istiyoruz?)
Şekil: Neye benziyor?
İşlev: Nasıl çalışır? İşlevi ne?
Sebep – Sonuç: Neden öyledir? Niye böyle olmuş?
Değişim: Nasıl değişir?
Bağlantı: Diğer şeylerle bağlantısı nedir?
Bakış açısı: Farklı bakış açılar nelerdir?
Sorumluluk: Bizim sorumluluğumuz ne?
Dönüşümlü Düşünce: Nasıl biliyoruz?
2) BİLGİ (Öğrencilerimizin neyi bilmelerini istiyoruz?)
Biz kimiz?
Yer ve zaman olarak neredeyiz?
Kendimizi nasıl ifade ediyoruz?
Dünyamızın işleyişi nasıldır?
Kendimizi nasıl organize ediyoruz?
Gezegenimiz nasıl paylaşılmalı?
3) TUTUMLAR (HAREKET) (Öğrencilerin neleri hissetmeleri istenir?)
Yardımlaşma: Duruma göre işbirliği içinde anlaşma, bazen lider bazen takip eden olma
Kendine güven: Yeteneklerine güvenme, riskleri almak için cesaretli olma, öğrendiklerini uygulama, uygun seçimler yapmak ve karar almak
Yaratıcılık: Olaylara, problemlere yaklaşımlarında yaratıcı düşünme
Meraklı olma: Öğrenme, dünya, insanlar ve kültürler hakkında meraklı olma
Başkalarının duygularını anlayabilme: Hayal gücüne dayanarak kendini başkasının durumuna, yerine koyma, böylece başkasının düşüncelerini mantığını duygularını anlama
İstekli olma: Öğrenmeyi sevme
Bağımsız Davranabilme: Bağımsız olarak düşünme ve hareket etme, mantıklı kurallara dayanarak yargılarını oluşturma ve bu yargıları savunabilme
Dürüstlük ve adil olma: Hak yemez olma
Saygı: Kendine, başkalarına, çevreye karşı saygılı olma
Hoşgörü: Farklılıklara duyarlı olma, başkalarının ihtiyaçlarının farkında olma
Değer verme: Dünyanın ve insanların ilginçliğini, güzelliğini takdir etme
4) DAVRANIŞLAR (Öğrencilerin nasıl davranmalarını isteriz?)
Öğrencilerin zihinsel kavramlarının yanı sıra hem sorumlu tutumlar hem de mantıklı ve uygun davranışlar kazanması hedeflenir. Çocuğa davranışlarını a) Seçme, b) Gösterme, c) Bu davranışlarını yansıtarak farklılık yaratma fırsatı verir. Davranış öğesi, öğrenci, personel ve toplum için hizmetleri içerir. Bu hizmetler yoluyla, öğrenci sosyal ve kişisel olarak gelişir ve işbirliği, problem çözme, çatışma çözme, yaratıcı ve eleştirel düşünme gibi becerileri kazanır.